Çocuklarda Okuma-Yazma Öğrenme Zorluğunun Nedenleri

0

Bireyin okuma, yazma ve sayısal işlemleri öğrenememesinin sebebini uzmanlar disleksi olarak ifade ediyor, ayrıca anne-babaları dikkatli olmaları konusunda uyarıyorlar.

Disleksi: Kişinin normal veya üstün zeka düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde problem yaşamasına sebep olan özel öğrenme bozukluğudur.
Genellikle okuma bozukluğu şeklinde gözlemlenmesine rağmen bunun dışında dikkat ve hafızayı da etkilemektedir. Aynı zamanda anlama bozukluğu, beceriler arası çelişki ve aşırı dikkatsizlik de disleksi – öğrenme güçlüğü belirtileridir.

Dislektik çocuklar okul derslerinde başarısız olmaları durumunda özgüvenlerini kaybedebilirler. Buna bağlı olarak diğer psikolojik problemler başlayabilir. Okumayı öğrenemeyip yaşıtlarının alay konusu olma ihtimalleri de psikolijilerinin bozulmasına etki eden olaylardan biridir. Öte yandan, disleksili çocuklar çok ince düşünceli oldukları için, çevreden olumsuz etkilenmeleri ve karamsarlığa kapılmaları daha kolaydır.

Anne, baba veya eğitmenler, disleksi konusunda bilinçli olmadıklarında okuma bozukluğu yaşayan çocuğu suçlayabilirler. “İstesen yaparsın ,umursamıyorsun, tembelsin, yaramazsın” gibi sözler çocukta kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu yüzden çocuk üzerinde sorumluluğu olan herkes disleksi ne demektir, okuma-yazma güçlüğü nasıl giderilir, dislektik çocuğa nasıl destek olunur, disleksi için neler yapılmalı ve benzeri konulara hakim olmalıdır.

Uzmanlar bireylerde öğrenme güçlüğüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Disleksi, nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Bir birey eğer kendisinden beklenen düzeyde okuma – yazma yapamıyorsa, ya da matematik yapamıyorsa öğrenme güçlüğünden şüphe edilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. Fakat bu bireylerin aynı zamanda zihinsel bir sorunları olmadığını, tanısı koyulurken özgül öğrenme güçlüğü çektiği düşünülen çocuğa zekâ testi mutlaka yapılır. Zeki olmasına rağmen okumayı anlamakta, okumakta ve okuduğunu yazmakta, ayrıca sayısal işlemlerde normal çocuklara göre çok zorlanırlar. Okumayı öğrenememek, yazmayı öğrenememek, sayısal işleri öğrenememek gibi sorunlara sebebiyet olur

İlgili Gönderiler

Okuma hataları deyince genelde “b” – “d” harfleri çok karışır, harfler atlanır “ve”, “ev” gibi okunabilir, “m”ler “n” gibi okunabilir, “e”-“a” sesleri karışır. Aynen böyle okudunduğu için yazıyı da böyle yazabilirler. Bu çocuklar okula başladıkları zaman böyle bir sorunla baş etmek zorunda kalırlar.

Aslında bu durumun okul öncesi çağda da yani 3 yaşından sonra da tespit edilmesi zor değildir; ama çoğu kez aileler bunun tam farkına varmaz. Doğrusu okulun da başlamasıyla durum daha belirgin olmaya başlar. Okuma bu şekilde olunca, yazmada da aynı hatalar olur. Matematikte de çarpım tablosunu öğrenemezler. Bunun daha önceki gelişim evrelerinde anaokulunda ise bu çocukların sağ-sol yönünü karıştırdıkları, sağı ve solu öğrenemedikleri bazı kavramları, bazı ince motor hareketleri yapamadıklarını görürüz.

Örneğin; bu çocuklar çatal-kaşık kullanmada da çok geç kalırlar. Dengede yürüyemezler, sek sek oynayamazlar, düğüm atamazlar. Bunlar 3 yaşına kadar yapılabilmesi gereken işlerdir fakat bunları yapamazlar yani uğraşsalar bile bu alanda güçlükleri vardır. Fark edilmezse eğer ve bu öğretilmezse bu güçlük okuma-yazmaya kalem, tutmaya kadar uzayabilir.

Bu yüzden disleksinin en etkili çözümü ailelerin çocuk 3 yaşına geldikten sonra iyi gözlem yapıp, belirtileri görürlerse uzmanlardan destek almalarıdır. Okul dönemi geldiğinde fark edildiyse hem aileye hem eğitmene büyük görev düşer, çocuğu hor görmemeli, empati yaparak yaklaşılmalıdır, eğitmenler disleksi problemi yaşayan çocuğa alay edilmesine müsade etmemeli, çocukları anlayacağı şekilde bilinçlendirmelidir ayrıca mutlaka bir uzmandan da destek alınmalıdır. Disleksi çözülemeyecek bir problem değildir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.